A Special Place of Mine
Doğanın içinde çok az insanın bildiği “ÖZEL” bir yer..
Çok uzun zaman önce çocukken keşfettiğim bir yerdi ama o zamanlar böyle değildi, hayal mayal hatırlıyorum, ormanda mantar ararken bulduğum bir yerdi, bölge insanlarımın “ÖZEL” yeri aslında burası, burayı daha düzenli bir hale getirmişler. Sadece birkaçımız biliyor burayı ve birkaç şanslı gezgin belki denk gelmiş, keşfetmiştir gezerken başıboş. Artık kitaplarımı burada okuyorum, doğanın seslerinin huzuru eşliğinde yalnız başıma kendimle sessizce oturuyorum. Çocukluğumdan beri hep meraklı, keşfetmeyi seven bir insan olmuşumdur. Hep aynı düzen içinde sürüklenen insanlar sıkıcı gelmişlerdir bana. Belkide bu yüzden aynı iş yerine her gün aynı saatde gidip aynı şeyleri yapmak oldukça zor geliyordur.
İnsan kendini gerçekleştirmeli, sadece hayallerinde değil, yaşadığı anda da bunu başarmalı.
Son zamanlarda quantum fiziğini daha çok düşünmeye başladım, aslında oyun motorlarıyla aynı mantıkla çalışan bir evrenimiz var. Fazla detaya girmek istemiyorum ama ışık hızının bizi sınırlayabilecek bir limit olmadığını düşünüyorum. Yeterli matematik ve fizik bilgim olmadığı için bunu bir teoriye dökemiyorum tabi ki ama bariz bir şekilde bunu hissedebiliyorum.

Dün tuhaf hissettiğim bir durum yaşadım kafede oturmuş bu soğuk havada Latte’mi yudumlarken defterime yine hayatımla ilgili sorgulamalarımı yaptığım, kendimi eleştirdiğim şeyler yazıyordum ki yan masadaki yalnız oturan kadınla göz göze geldik.
Kadın : “Ne yazıyorsun bu kadar hararetli” dedi.
Ben : “Kafamdan geçen şeyleri yazıyorum boş boş”
Kadın : “Bakabilirim çok özel değilsa?”
Ben : “Biraz özel, bakmasanız daha iyi”
Kadın : “Anladım.. Ben Z…. bu arada” dedi ve tokalaşmak için elini uzattı.
Ben : “Memnun oldum bende İsmet” dedim ve tokalaştım.
İşte bu noktada benim için biraz daha garipsediğim bir şey söyledi
Kadın : “Ellerin çok yumuşak,Benim ellerim bile daha sert seninkilerden, hiç bahçe işi yapmadın galiba”
Ben : “Yani genelde bilgisayar başında yada yazı yazmak için kullandığım için ellerimi öyle olmuş olabilir”
Kadın : “Anladım… Kolay gelsin.” dedi.
Teşekkür edip biraz daha yazmaya çalışsam da DEHB’im devreye girmişti artık, neden şimdi bu soruları sordu ki bu kadın diye aşırı düşünmeye başladım ve yazım tıkandı. Defterimi kapatıp çantamı toparlayıp Kadına iyi günler diyerek kalktım ve çıkıp arabama gittim.
Sıkılmışmıydı kadın ? Yeni birini mi tanımak istemişti ? Bir şekilde fark etmeden dikkatini çekmişim sanırım ama böyle bir tanışıklığa ben hazırmıydım çok da emin değilim.
Kafamın çok karışık olduğu, kendi değerimi, değerlerimi sorguladığım buruk bir dönemdeyim. İnsanların duygularının samimiliğini sorguluyorum. Kalbimin üstünde halen isimlendiremediğim bir sıkıntı var, biri gögsüme oturmuş nefesimi darlıyormuş gibi.
Konumuz bu değildi, yine düşünce akışımda çok farklı yerlere sürüklendim. Toparlıyorum !
A Special Place of Mine
Resimdeki özel yerimdi konu, sanırım bir çeşit koza gibi benim için bu yer, kendimi yenilediğim, değiştiğim, geliştiğim yer. Henüz hazır değilim, hazır hissetmiyorum.
Daha iyiyim ama hiçbir şey için hazır hissetmiyorum.
